Kurânın 465 tefsiri mi, 350.000 tefsiri mi yapılmış?
Bildiğimiz meşhur Kurân tefsirleri, iki elin iki katı parmakları kadardır. Bediüzzaman Said Nursî, 350 bin tefsir yapıldığını söyler.
Allamelerden, müfessir Ömer Nasuhi Bilmen, BÜYÜK TEFSİR TARİHİ (TABAKATÜL-MÜFESSİRİN) isimli eserinde Sahabe-i Kiramdan başlayarak (Tabiin, Tebeuttabiiin, Etbeuttabin ilaahir), kendisi de dahil 465 müfessirin biyografi ve tefsirlerinin özelliklerini ele alır. 1
Her asra bir tabaka diyerek, on dört tabaka olarak 1400 yılda yazılan tefsirleri nazara verir. Bediüzzaman ise, 350 bin tefsir yapıldığını ifade eder. Şöyle ki: (1926lardan başlayıp 1932 ve 1937ye kadar) Tekke ve zaviyelerin ve medreselerin kapatılması ve lâikliğin kabulü, İslâmiyet yerine milliyet esaslarının konulması, şapka giyilmesi, tesettürün kaldırılması, Lâtin harflerinin huruf-u Kurâniye yerinde cebren kabulü, Türkçe ezan ve kamet okunması, mekteplerde din derslerinin kaldırılması, kadınlara erkekler derecesinde irsiyet ve hak tanınması ve teaddüd-ü zevcatın kaldırılması gibi inkılâp hareketlerini bidat, dalâlet, ilhaddır diyen, irtica ile suçludur diye yazanlara şöyle seslenir:
Ey insafsız heyet! Eğer her asırda üç yüz elli milyonun kudsî ve semâvî rehberi ve bütün saadetlerinin programı ve dünyevî ve uhrevî hayatın mukaddes hazinesi olan Kurân-ı Mucizül-Beyânın tesettür ve irsiyet ve teaddüd-ü zevcat ve zikrullah ve ilm-i dinin dersi ve neşri ve şeâir-i diniyenin muhafazası haklarında gelen ve tevil kaldırmaz sarih çok âyât-ı Kurâniyeyi inkâr etmek ve bütün İslâm müçtehidlerini ve umum şeyhülislâmları suçlu yapmak mümkünse ve mürûr-u zamanı ve müteaddit mahkemelerin beraatlerini ve af kanunları ve mahremiyet ve mahrem veçhini ve hürriyet-i vicdan ve hürriyet-i fikri ve fikren ve ilmen muhalefeti memleketten ve hükûmetlerden kaldırabilirseniz, beni bu şeylerle suçlu yapınız. Yoksa siz hakikat ve hak ve adâlet mahkemesinde dehşetli suçlu olursunuz.
Ben de adliyenin mahkemesine derim ki: Bin üç yüz elli senede ve her asırda üç yüz elli milyon Müslümanların hayat-ı içtimaiyesinde en kudsî ve hakikatli bir düstur-u İlâhîyi üç yüz elli bin tefsirin tasdiklerine ve ittifaklarına istinaden ve bin üç yüz elli seneden geçmiş ecdadımızın itikadlarına iktidaen tefsir eden bir adamı mahkûm eden haksız bir kararı, elbette rû-yi zeminde adalet varsa, o kararı red ve bu hükmü nakz edecektir.2
Ömer Nasuhi Bilmen 465 büyük tefsirden bahsetmektedir. Birkaç bin de pek meşhur olmamış küçük tefsir kabul edersek, Bediüzzamanın bahsettiği üç yüz elli bin tefsir hangileridir? Kurânın 465 tefsiri mi, 350.000 tefsiri mi yapılmış?
Yarın: Ulûmül-Kurân (Kurân ilimleri) ve 350.000 tefsir
Dipnotlar:
1- Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük Tefsir Tarihi, 1974, İstanbul, B.T.Y. OFSET.
2- Bediüzzaman Said Nursî, Şuâlar, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1999, s. 373-374.
Ali FERŞADOĞLU
fersadoglu@yeniasya.com.tr
Yeni Asya
06 Aralık 2014, Cumartesi
Bildiğimiz meşhur Kurân tefsirleri, iki elin iki katı parmakları kadardır. Bediüzzaman Said Nursî, 350 bin tefsir yapıldığını söyler.
Allamelerden, müfessir Ömer Nasuhi Bilmen, BÜYÜK TEFSİR TARİHİ (TABAKATÜL-MÜFESSİRİN) isimli eserinde Sahabe-i Kiramdan başlayarak (Tabiin, Tebeuttabiiin, Etbeuttabin ilaahir), kendisi de dahil 465 müfessirin biyografi ve tefsirlerinin özelliklerini ele alır. 1
Her asra bir tabaka diyerek, on dört tabaka olarak 1400 yılda yazılan tefsirleri nazara verir. Bediüzzaman ise, 350 bin tefsir yapıldığını ifade eder. Şöyle ki: (1926lardan başlayıp 1932 ve 1937ye kadar) Tekke ve zaviyelerin ve medreselerin kapatılması ve lâikliğin kabulü, İslâmiyet yerine milliyet esaslarının konulması, şapka giyilmesi, tesettürün kaldırılması, Lâtin harflerinin huruf-u Kurâniye yerinde cebren kabulü, Türkçe ezan ve kamet okunması, mekteplerde din derslerinin kaldırılması, kadınlara erkekler derecesinde irsiyet ve hak tanınması ve teaddüd-ü zevcatın kaldırılması gibi inkılâp hareketlerini bidat, dalâlet, ilhaddır diyen, irtica ile suçludur diye yazanlara şöyle seslenir:
Ey insafsız heyet! Eğer her asırda üç yüz elli milyonun kudsî ve semâvî rehberi ve bütün saadetlerinin programı ve dünyevî ve uhrevî hayatın mukaddes hazinesi olan Kurân-ı Mucizül-Beyânın tesettür ve irsiyet ve teaddüd-ü zevcat ve zikrullah ve ilm-i dinin dersi ve neşri ve şeâir-i diniyenin muhafazası haklarında gelen ve tevil kaldırmaz sarih çok âyât-ı Kurâniyeyi inkâr etmek ve bütün İslâm müçtehidlerini ve umum şeyhülislâmları suçlu yapmak mümkünse ve mürûr-u zamanı ve müteaddit mahkemelerin beraatlerini ve af kanunları ve mahremiyet ve mahrem veçhini ve hürriyet-i vicdan ve hürriyet-i fikri ve fikren ve ilmen muhalefeti memleketten ve hükûmetlerden kaldırabilirseniz, beni bu şeylerle suçlu yapınız. Yoksa siz hakikat ve hak ve adâlet mahkemesinde dehşetli suçlu olursunuz.
Ben de adliyenin mahkemesine derim ki: Bin üç yüz elli senede ve her asırda üç yüz elli milyon Müslümanların hayat-ı içtimaiyesinde en kudsî ve hakikatli bir düstur-u İlâhîyi üç yüz elli bin tefsirin tasdiklerine ve ittifaklarına istinaden ve bin üç yüz elli seneden geçmiş ecdadımızın itikadlarına iktidaen tefsir eden bir adamı mahkûm eden haksız bir kararı, elbette rû-yi zeminde adalet varsa, o kararı red ve bu hükmü nakz edecektir.2
Ömer Nasuhi Bilmen 465 büyük tefsirden bahsetmektedir. Birkaç bin de pek meşhur olmamış küçük tefsir kabul edersek, Bediüzzamanın bahsettiği üç yüz elli bin tefsir hangileridir? Kurânın 465 tefsiri mi, 350.000 tefsiri mi yapılmış?
Yarın: Ulûmül-Kurân (Kurân ilimleri) ve 350.000 tefsir
Dipnotlar:
1- Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük Tefsir Tarihi, 1974, İstanbul, B.T.Y. OFSET.
2- Bediüzzaman Said Nursî, Şuâlar, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1999, s. 373-374.
Ali FERŞADOĞLU
fersadoglu@yeniasya.com.tr
Yeni Asya
06 Aralık 2014, Cumartesi
Kac tane tefsir var?
Aucun commentaire:
Enregistrer un commentaire